🎊 Kur An I Kerim Den Nezaket Örnekleri
NitekimKur’an-ı kerimde mealen, (Kur'an-ı kerimdeki misaller, çoğunu küfre sürüklediği gibi, çoğunu da hidayete ulaştırır) buyuruluyor. (Bekara 26) [1/ 286] (Bekara 26) [1/ 286] Ehl-i sünnet itikadı ve diğer doğru bilgiler bilinirse, bunun zıddını savunanların yanlış yolda olduğu anlaşılır.
Kuran-ı Kerim’den Nezaket Örnekleri Araştırma ve Sorgulama Becerisi Bilgi Teknolojilerini Kullanma Becerisi Bireysel Farkındalık Becerisi Değişim ve Sürekliliği Algılama Becerisi Dinî Metinleri Anlama ve Yorumlama Becerisi İletişim Becerisi Kültürel Farkındalık Becerisi Mekân, Zaman ve Kronolojiyi Algılama Becerisi
Nezaket Örnekleri. Bu kategori altında Nezaket Örnekleri içeren içeriklere ulaşabilirsiniz. Peygamberimizden, Kur’an-ı Kerimden ve Geleneğimizden nezaket örnekleri. Nezaket, Allah’a (c.c.) karşı sorumluluklarımızdan diğer insanlarla ilişkilerimize kadar hayatımızın her alanını kuşatır. Bu nedenle nezaketli olmak hem
EjzcA. Diyanet İşleri Başkanlığınca ailenin kurulması, korunması ve güçlendirilmesi amacıyla hazırlanan “Sosyal Medyada Aile Eğitimleri” kapsamında Ağrı İl Müftülüğü Aile ve Dini Rehberlik Merkezi tarafından çevrimiçi seminerler kapsamında bu hafta “Kur’an’ı Kerimde Baba Örnekleri” konusuyla düzenlenen çevrimiçi seminerin konuşmacısı, Ağrı İl Müftüsü Tandoğan Topçu oldu. ADRM koordinatörü Nuri Arslan’ın açılış konuşması sonrası İl Müftüsü Topçu, Kur’an’da peygamberlerin evlatlarıyla olan ilişkilerinden örnekler vererek şunları kaydetti“Cenabı Hak buyuruyor ki “Gemi, dağlar gibi dalgalar arasında onları götürüyordu. Nûh, ayrı bir yere çekilmiş olan oğluna, “Yavrucuğum, bizimle beraber sen de bin, inkarcılarla birlikte olma” diye seslendi. O, “Ben, kendimi sudan koruyacak bir dağa sığınacağım” dedi. Nuh, “Bugün Allah’ın rahmet ettikleri hariç, O’nun azabından korunacak hiç kimse yoktur” dedi. Derken aralarına dalga giriverdi de oğlu boğulanlardan oldu.”Görüldüğü gibi Hz. Nuh son ana kadar oğluna yavrucuğum diye hitap etmektedir. Yine Kur’an’ın ifadesiyle “Nuh, Rabbine seslenip şöyle dedi “Rabbim! Şüphesiz oğlum da ailemdendir. Senin va’din elbette gerçektir. Sen de hükmedenlerin en iyi hükmedenisin. Allah, “Ey Nuh! O, asla senin ailenden değildir. Onun yaptığı, iyi olmayan bir iştir. O hâlde, hakkında hiçbir bilgin olmayan şeyi benden isteme. Ben, sana cahillerden olmamanı öğütlerim” asıl üzerinde durulması gereken konunun Hz. Nuh’un öz oğlunu Cenabı Hak, Onun ailesinden saymaması olduğunu söyleyen Müftü Topçu, “Oğlu Allah’ı inkâr etti, babasını yani peygamberi inkâr etti, onlara karşı isyan bayrağını çekti. Bu sebeplerle Cenabı Hak, onun kendi ailesinden olmadığını ifade ediyor. Burada din birliğinin ne kadar önemli olduğunu, din kardeşliğinin bir ana babadan olma kardeşliğinin önüne geçtiğini ayeti kerimeden rahatlıkla anlıyoruz. Bugün de bu mesajları bütün Müslümanların çok iyi algılaması lazım. Yani din birliğinin ne demek olduğunu Kur’an’ın evrensel mesajlarının bizlere nasıl bir tesiri olması gerektiğini çok iyi kavrayarak hemen her fırsatta tek yumruk olarak bir ve beraber olmamız gerektiği mesajını da Kur’an bizlere en güzel şekilde vermiş oluyor. Nuh aleyhi selam ve oğlu meselesinde çıkarmamız gereken derslerden birisi de doğru yolda olan bir baba evladının da doğru yola gelmesi için elinden geleni yapmalıdır. Bu uzun bir döneme de yayıla bilir.” İfadelerine yer genelinde evlat ve ebeveyn ilişkilerinde babacığım ve yavrucuğum ifadelerinin sık kullanıldığına dikkat Çeken İl Müftüsü Tandoğan Topçu, “Çocuğun yaşı ne olursa olsun bu ifadelerin değişmediğini söyleyerek, “”Buda Müslümanlar olarak almamız gereken en güzel örneklerdendir. Temenni ederim ki Cenabı Hak herkese evladıyla ve anne babasıyla sevgili, saygılı ifadeler kullanarak güzel ilişkilerle yaşamayı nasip etsin.” Şeklinde konuştu. Yerel Haberler kategorisinde bulunan hiçbir habere herhangi bir editoryal müdahalede bulunulmamıştır. Anadolu Ajansı, İhlas Haber Ajansı, Demirören Haber Ajansı tarafından hazırlanan tüm Agri Haberleri, otomatik olarak servis edildiği şekilde bu sayfada yer almaktadır. Agri Haberleri bölümünde yer alan haberlerin tamamının hukuki muhatabı haberi servis eden ajanslardır.
Mü’minin dili, ilâhî hakîkatlerin bediî ve rûhânî güzelliklerini sergileyen bir hikmet pınarı olmalıdır. Cenâb-ı Hak, Kurʼân-ı Kerîmʼinde bizlere bir konuşma tarzı tâlim ediyor 1 DOĞRU SÖZ SÖYLE Her hususta, doğru, samimî, âdil ve hak-şinas olmamızı emrederek قَوْلاً سَدِيداً, yani doğru söz söyleyin, buyuruyor. Bkz. en-Nisâ, 9; el-Ahzâb, 70 2 İKRAMKÂR VE İLTİFATKÂR SÖZ SÖYLE Anne-babaya karşı “öf” bile deme, onlara; قَوْلاً كَرِيماً, yani ikramkâr ve iltifatkâr söz söyle, buyuruyor. Bkz. el-İsrâ, 23 3 GÖNÜL ALICI SÖZ SÖYLE Yoksula verebileceğin hiçbir şeyin yoksa ondan yüzünü çevirme, hiç olmazsa قَوْلًا مَيْسُورًا gönül alıcı, tesellî edici birkaç söz söyle, buyuruyor. Bkz. el-İsrâ, 28 4 TATLI SÖZ SÖYLE Başa kakmak ve gönül incitmek sûretiyle ecri zâyi edilen bir sadakadansa قَوْلٌ مَعْرُوفٌ, yani tatlı bir söz daha hayırlıdır, buyuruyor. Bkz. el-Bakara, 263 5 YUMUŞAK SÖZ SÖYLE Zâlimlerin kalbini yumuşatmak için قَوْلاً لَيِّناً, yani yumuşak söz söyleyin, buyuruyor. Bkz. Tâhâ, 44 6 TESİRLİ, HİKMETLİ SÖZ SÖYLE Yine tebliğ esnâsında قَوْلاً بَلِيغاً yani gönüllere işleyecek tesirli, hikmetli ve belîğ söz söyleyin, buyuruyor. Bkz. en-Nisâ, 63 7 BAĞIRMADAN, ALÇAK SESLE KONUŞ Kaba ve haşin konuşmaların bir müʼmine yakışmadığını ve ses tonumuzu da yerine göre ayarlamamız gerektiğini ifade sadedinde canlı bir misal vererek “Yürüyüşünde tabiî ol, sesini alçalt. Unutma ki, seslerin en çirkini merkeplerin sesidir.” Lokman, 19 buyuruyor… Velhâsıl, Rabbimiz, bunun gibi pek çok tâlimatla, müʼmine yakışan konuşma üslûbunu Kurʼân-ı Kerîmʼinde beyan ediyor. Anaokulundan üniversitelere kadar bütün okullarda ve kurslarda yabancı dillerin öğretildiği günümüzde, Kurʼân-ı Kerîmʼin bizden istediği lisâna ne kadar âşinâyız? Beşerî lisanlara ne kadar, Kurʼân lisânına ne kadar ehemmiyet veriyoruz?..
Kur’an-ı Kerim’den Aile ÖrnekleriKur’an-ı Kerim farklı dönemlerde yaşamış “aile”lerden söz eder. Onlar üzerinden bizlere örnek, ibret ve dersler ilk ailesiKur’an-ı Kerim’in tanıklığıyla biliyoruz ki; insanlık serüveni iki eş/bir aile ile başlamıştır. Hucûrât, 13. Hz. Adem ve Hz. Havva örneğinden hareketle ailenin fıtri bir olgu olduğunu söyleyebiliriz. Yeryüzünün en köklü, insanlık tarihiyle yaşıt, eski ama eskimeyen kurumudur ve Havva bir bütünün iki eş parçasıdır. Her ikisi de yeryüzünün halifesi olma onur ve sorumluluğuna sahip kılınmışlardır. Bakara, 30.Hatayı birlikte işlemiş, pişmanlığı birlikte yaşamış ve beraberce tövbe etmişlerdir. İnsan olma ve insanlığın anne ve babası olma sorumluluğunu hatasıyla, sevabıyla birlikte taşımışlardır. Oğullarının arasında yaşanan ve birinin ölümüyle sonuçlanan müessif olayın acısına beraberce yanmışlardır. Evlatla imtihan olunmanın ağır yükünü taşırken, arkalarından gelecek tüm anne babalara ibretlik bir öykü ve unutulmaz bir ders bırakmışlardır “Aile hayatı cennette başlasa bile hep cennetteki gibi devam etmez. İnişli yokuşlu bu yolda engelleri birliğin ve sevginin gücüyle aşmalıdır.”İmran ailesiKur’an bize İmran ailesinden bahseder, Al-i İmran suresinde. İyilerden bir kimse olan İmran ve iffetli bir kadın Hanne... Meryem, 28. Genç yaşta dul kalan, yıllarca özlemini çektikten sonra sahip olduğu tek varlığı, karnındaki yavrusunu Allah’a adayan bir anne... Al-i İmran, 35. Erkek beklenirken dünyaya sürpriz bir kız çocuğu olarak gelen Meryem... Annesinin samimi adağını Rabbinin en güzel şekilde kabul buyurduğu, bir peygamberin elinde narin bir bitki gibi yetiştirdiği, katından özel rızıklarla beslediği Meryem... Al-i İmran, 37. Büyük bir mucizeye tanıklık edecek, genç yaşta omuzlarına ağır bir yük yüklenecek ve babasız bir çocuk dünyaya getirecek olan Meryem... Yerleşik geleneğin kadın konusundaki tüm inanç ve algıları yerle bir edildi mabette büyüyen Meryem ile. “Erkek, kız gibi değildir.” tabusu yıkıldı Meryem ailenin Kur’an’daki hikâyesinden alınacak pek çok önemli mesaj olmakla birlikte belki de en çarpıcı olanı bu idi bizler için. Allah nezdinde değerli olmak erkek ya da kadın olmakla ilgili değildir. Hepimiz için asıl mesele “Meryem” olabilmektir. Ve bir ders daha Anneler çocuklarını henüz üzerlerinde taşırken sunabiliyorsa Rablerine, ne mutlu bu annelere!İbrahim ailesiİbrahim ailesiyle de tanışırız Kur’an-ı Kerim’de Putperest bir baba, Nemrut’un zulmünden yavrusunu koruyabilmek için hamileliğini gizli tutan ve dağ başında doğum yapan fedakâr anne, üç büyük dinin atası, ulü’l-azm peygamber olan yıllar evlat hasretiyle tutuşan Hz. Sare. Kucağında yeni doğmuş yavrusuyla bir bilinmeze doğru yola çıkan Hacer anne, Kâinatın Efendisinin babaannesi. Babanın samimi duası ve meleklerin muştusuyla dünyaya gelen iki salih evlat; İsmail ve İbrahim ve eşlerinin çile, sabır, iman, teslimiyet dolu hayatlarının yediveren gülleriydi bu yavrular. Öyle bir soy ki; baba, evlat, torun, torunun çocuğu cümlesi peygamber! Her namazımızda salatüselamlarla andığımız bu aile bize ölümsüz dersler bırakmıştır “İman sadakat ister.” “Sabrın sonu selamettir.” “Evlat, anne babanın hem duası hem aynasıdır.” “Güzel yaşayanlar güzel izler bırakırlar arkalarında. Zamanın yok edemediği, tarihin eskitemediği izler.” “Bir aileyi kalıcı kılan madde, makam, servet değil, sevgi, sadakat ve ülfettir.”Yakup ailesiBir aileyle daha tanıştırır Kur’an bizi Yusuf suresinde Yakup ailesiyle. Kardeşler arasında baş gösteren bir kıskançlık öyküsü daha çıkar karşımıza, bu surede. Kur’an âdeta “Kardeşler arasında olur böyle şeyler” der, biz ebeveynleri teselli eder. Acı bir ayrılık hikâyesiyle başlayan sure güzel bir kavuşmayla sona erer. Hikâyenin mutlu sonla bitmesinin iki önemli sebebi vardır Yakub’un sabrı ve Yusuf’un affı... Yaşanan onca olumsuzluğu ve kardeşlerin hatasını siler, yüreklerde açılan yaraları tedavi ailesiAkla gelmeyenlerin bir gün başa gelebileceği gerçeğinin çarpıcı bir örneği de Hz. Musa ve ailesinin yaşadıklarıdır. Kral emir verecek, doğan tüm erkek çocuklar öldürülecek, Allah’tan gayrı güvencesi olmayan bir hanımefendi bebeğini bu zalimlerin katliamından koruyabilmek için çareler ararken, Rabbinin imdadı yetişecek. Böylece sorgusuz sualsiz Mevlasına teslim olacak ve yavrusunu nehrin sularına bırakacak. Nehir bebeği Firavun’un sarayına, Hz. Asiye’nin kucağına taşıyacak. İnsanlık, anne olmak için evlat dünyaya getirmenin şart olmadığını Asiye anneden öğrenecek. Kasas, 7-13.Anneli babalı olsun olmasın, nice yetimlere ve kimsesizlere koruyucu aile olmanın, şefkatle bağrına basmanın güzelliğini gösterecek bizlere Asiye ailelerBir tarafta koca, Hz. Lut ve kadın, Bağiye. Hz. Nuh ile eşi de böyle. Öte yanda koca Firavun ve hanım Asiye. Tahrim, 10. İşte imtihan dünyası. Aile bireylerinin birbiriyle sınavı. Bu sınavın en ağırlarından biri de evlat ile olandır kuşkusuz. Kur’an bu bağlamda bize baba-oğul hikâyelerinden bahsederHz. Nuh oğlunu ısrarla iman gemisine davet ediyor, oğul ise isyan içinde sel sularına kapılıp gidiyor. Babanın serzenişine Rabbi; “Ey Nuh o senin ailenden değildir.” diyerek cevap veriyor. Hud, 43-47. Aile olabilmek için aynı soydan gelmenin yeterli olmadığı, asıl önemli olanın aynı yolda yürümek, aynı inanç ve duyguyu paylaşmak olduğu gerçeğiyle yüzleşiyoruz suresinde bir babanın oğluyla yaptığı sohbetin bir bölümüne tanık oluyoruz. Lokman, 13-19. Anlıyoruz ki; ebeveynin en önemli görevi önce kendini sonra evladını iyi yetiştirmek ve ateşten onları koruyabilmektir. Tahrim, 6.Kâinatın Efendisi’nin ailesiÂlemlere rahmet Yüce Nebi’nin ailesinden de bahseder Kur’an-ı Kerim. Hane-i saadette bir dönem yaşanan bazı olumsuz durumlara atıfta bulunur. Bir yandan Efendimiz’e, bu durum karşısında takınacağı tavır konusunda uyarılarda bulunurken diğer yandan peygamber eşlerini, annelerimizi Allah ve Rasulüne itaat hususunda ikaz eder. Ahzab, 28-34. Böylece Rasulüllah Efendimizin aile mahremiyeti üzerinden bütün ümmetine ilahî mesajlar verilmiş olur Peygamber ailesi de dahil sorunsuz aile yoktur. Ancak sorunlarıyla baş edebilen ve çözebilen aileler mutlu ve kalıcıdır. Problemlerin çözümünde ortak akıl işletilmeli, öfke ve şiddet değil, diyalog ve sükûnet esas aile içi olmak üzere tüm ilişkilerimizde kullandığımız dil ve üslubumuz, sergilediğimiz tavır ve davranışlarımız tıpkı bumerang gibidir. Ne kadar uzağa fırlatılsa da, aradan uzun zaman geçse de mutlaka bize geri gün bir baba oğlunun elinden tutar ve birlikte ormanda yürüyüşe çıkarlar. Dağın eteklerine vardıkları sırada çocuğun ayağı bir kütüğe takılır, yere düşer ve can acısıyla derin bir “ahh” der. Dağlardan bir “ahh” daha işitilir. Çocuk ilk kez karşılaştığı bu durum karşısında hayretler içindedir. Ayağa kalkar ve dağa doğru seslenir “Kim var orda, sen de kimsin?” Dağdan aynı cümleler tekrar edilir. Ne olduğunu anlamak istercesine çocuk biraz hayret biraz hiddetle babasına döner. Baba; “dinle bak” der ve dağa doğru seslenir “Sen muhteşemsin!”, “Sen çok güzelsin!” Dağ bu çağrıya aynıyla karşılık verir. Merakı daha da artan çocuk sorar “Baba bu da nedir?” Babanın cevabı mükemmeldir “Bak oğlum, bu bizim sesimizin dağa çarpıp bize geri dönmesidir. Buna “yankı” denir. Aslında bu hayatın ta kendisidir. Sen hayata nasıl seslenirsen hayat da sana öyle ses verir!”Ailemizdeki yankımız ne durumda? Ya hayattaki?..Dr. Ülfet Görgülü
Ders Adı TDB Ortaokul İslam 1Ünite/ Tema No 4. ÜniteÜnite/Tema Adı NezaketKazanımlar1-Nezaketin kişinin Müslümanlığının önemli tezahürü olduğunu fark Kerim’den nezaket örneklerini sünnetinden nezaketle ilgili örnekler verir. 3-Geleneğimizde yer alan nezaket örneklerini Hüsnâ’dan el-Halîm, el-Latîf, er- Refîk isimlerini KULLANIM REHBERİBu sunu ders boyunca akıllı tahta ya da beyaz tahtaya yansıtılarak kullanılabilir. Her bir slayt öğretmene derste ne anlatacağı hakkında ipucu öğrenciye ise kısa, özet bilgiler, örnek ayet hadisler içerir.
kur an ı kerim den nezaket örnekleri