⛸️ Prostat Biyopsisi Sonrası Kanama Kaç Gün Sürer

Sistoskopi, idrar kanalından sistoskop adı verilen ucunda ışık ve kamera olan özel bir alet ile girilerek idrar kesesinin içinin incelenmesi işlemidir. Bu işlem tıpkı mide endoskopisi ya da kolonoskopi gibidir. sistoskop. İşlemin yapılmasındaki amaç, üretra (idrar kanalı) ve idrar kesesinde darlık, taş, kanser gibi Prostatbiyopsisinde ilk olarak lokal anestezik madde enjekte ederek, biyopsi bölgesini uyuşturur. Siz doktorunuza bunu planlayıp planlamadığını sorabilirsiniz. Biyopsi işlemi yaklaşık 10 dakika sürer. Enfeksiyon riskini azaltmak için, biyopsi öncesi ve sonrası birkaç gün size antibiyotik verilecektir. İşlemden sonra bir kaç Günümüzde prostat kanseri ameliyatlarında altın standart kapalı cerrahidir. Ülkemizde laparoskopik olarak bu ameliyatı yapabilen ürologların sayısı oldukça fazladır. Bu nedenle açık cerrahi bir seçenek olmaktan yavaş yavaş çıkmaktadır. Kanser kontrolü açısından açık ve kapalı cerrahi arasında belirgin bir fark yoktur. Prostatkanseri ve iyi huylu prostat büyümesi tedavi süreci aynı değildir. Bu nedenle kanser şüphesinin ortadan kaldırılması için PSA (laboratuvar testi) ve gerekirse prostat biyopsisi istenmesi mümkündür. İşeme hızı testi, işeme sonrası idrar torbasında kalan idrar miktarı ve sistoskopi de tanıyı kolaylaştırmayı sağlar. Sürekli Adet Kanaması. Sürekli adet kanaması, bayanların yaşadığı sorunlardan biri olan bu sorun öncelikle bir ayda kaç kez adet olunduğudur. Çok sık adet kanaması olan bayanların baştaki sebeplerinden biride hormon bozukluğu olabilir. Adetin bir ay içinde 5 gün 6 gün yada 7 gün sürmesi oldukça normal olarak kabul için% 2,3 hematospermi için % 36,3 ve idrar retansiyonu için prostat biyopsisi sonrası kanama komplikasyonlarını aspirin % 0,2 olarak bildirilmiştir (8). Başka bir çalışmada komplikas- kullanımının artırmadığı gösterilmiştir (15). Yine diğer antiin- Prostatbiyopsisinden (TRANSREKTAL PROSTAT ULTRASONOGRAFİSİ VE PROSTAT BİYOPSİSİ) sonra en sık görülen komplikasyonlar şunlardır: İdrarda kan görülmesi %39–58, menide kan görülmesi %28–45, gaitada kan görülmesi %21–37. Bunlar komplikasyonların çoğunu oluşturan ancak minör kabul edilen, zaman içinde kendiliğinden Prostat Biyopsisi. Prostat biyopsisi, prostattan şüpheli doku örneği alınması işlemidir. Prostat, erkeklerde spermi besleyen ve taşıyan sıvıyı üreten küçük, ceviz şeklinde bir bezedir. Prostat iğne biyopsisi de denen prostat biyopsisi sırasında prostat bezinden bir dizi doku örneği alınması için ince bir iğne kullanılır. T (224) 234 44 00 Email: info@mesutyesil.com.tr Üroloji Uzmanı Op.Dr. Mesut Yeşil Konak mahallesi 1. Badem sokak No:26 Lotus Office A Blok No:25/A 16110 Bursa WQlqb. Prostat Biyopsisi Prostat Biyopsisi Nedir? Prostat kanseri günümüzde erkek toplumunu etkileyen önemli sağlık problemlerinden biridir. Erkeklerde, en fazla görülen ikinci kanser türüdür. Bu hastalık erkeklerde görülen ve kansere bağlı ölümlerin yaklaşık yüzde 9 nedeni olarak karşımıza çıkıyor. Prostat biyopsisi, prostattan özel bir iğne ile bir parça alma işlemidir. Her ne kadar günümüzde teknoloji çok ileri noktalara gelse de; prostat kanseri tanısı halen prostat biyopsisi ile konulmaktadır. Biyopsi ile alınan prostat dokusu özel boyalarla işlem gördükten sonra mikroskop altında incelenir. Bunun sonucunda patoloji uzmanı, hastanın prostat kanseri olup olmadığını özel skorlama sistemi ile rapor eder. Prostat Kanseri Nedenleri 50'li yaşlar ve özellikle 70 li yaşlar sonrasında prostat kanseri gelişimi hızla artar. Vakaların, yaklaşık %85 i 65 yaş üstü erkeklerde kendini göstermektedir. Prostat kanserinin bazı tipleri, yavaş gelişme gösterir ve ciddi zararlar vermeyebilir. Ancak bazı türleri, özellikle genç yaşta başlayanlar daha agresif olup, hızlı bir şekilde yayılabilir. Prostat kanseri, 50 yaş üzeri erkeklerin önemli sayılabilecek miktarının etkilendiği ciddi bir rahatsızlıktır. Genellikle, yavaş ilerleyen bir kanser türü olup, bulguları bazen ancak ileri evrelerde anlaşılabilir. Ailede prostat kanseri olması, riski artırır. Babasında ya da erkek kardeşinde prostat kanseri olan erkeklerde risk 2-4 kat artar. Prostat Kanseri Tanısı Nasıl Konulur? Her erkek 50 yaşından itibaren yılda bir kez prostat muayenesi ve serum psa düzeyi kontrolü yaptırmalı. Ailede prostat kanseri öyküsü olan hastalara ise 45 yaşından itibaren bu işlem uygulanmalı. Prostatta kanser şüphesi genellikle kanda psa seviyesinin yüksek çıkması ve/veya prostat muayenesinde şüpheli bulgu saptanmasıyla ortaya çıkar. Kontrollerde prostat kanseri şüphesi olan hastalara biyopsi önerilmelidir. Biyopside temel amaç hastada kanser bulunup bulunmadığının ortaya konmasıdır. Ayrıca kanserin karakteristik özellikleri de değerlendirilir ve bu bilgiler doğrultusunda tedavi yaklaşımı belirlenebilir. Prostat Biyopsisi Ne Zaman Yapılmalıdır? Prostat kanserlerinin çoğu periferik zonda, ventrolateral bölümde ve apekste orta hatta yakın yerleşimlidir. İlk kez yapılacak olan prostat biyopsisi için iki kesin endikasyon vardır; prostat muayenesinde ele gelen sert nodül ya da artmış serum prostatik spesifik antijen psa değeri. Prostat kanseri riski yüksek olan erkeklere prostat kanseri tanısı koymanın tek yolu prostat biyopsisi yapmaktır. Prostat kanseri açısından risk faktörü taşıyan kişiler şöyle sıralanabilir • Psa total değeri yüksek olanlar, • Parmakla muayenede şüpheli prostat bulguları bulunanlar, • Multiparametrik prostat mr’ında, prostat içinde pı-rads 4 ve pı-rads 5 alanları olanlar, • Genetik testlerde prostat kanseri riski yüksek olanlar Prostat Biyopsi Teknikleri Prostat kanserinin tanısında kullanılan standart yöntem, transrektal ultrason trus rehberliğinde yapılan prostat biyopsisidir. İlk önce prostatın ultrasonografik olarak boyutları ölçülür ve büyüklüğü hesaplanır. Biyopsi teknikleri ve alınan biyopsi sayıları aşağıdaki şekildedir. Sextant Biyopsi Altı Kadran Biyopsi Prostatın her iki tarafından taban, orta ve apex biyopsileri alınır. Böylece sağ yarısından 3, sol yarısından 3 olmak üzere 6 adet parça alınmış olur. Prostat kanserini yakalama oranı çok düşük olduğundan artık kullanılmamaktadır. Extended Biyopsi 10-12 Kadran Biyopsiler Yapılan çalışmalarda sextant altı kadran biyopsilere ek olarak alınan lateral biyopsiler ile kanser saptanma oranlarının arttığı görülmüştür. Günümüzde sextant altı kadran biyopsilerin kanser tespit edilebilmesi amacıyla yetersiz olduğu kabul edilmektedir ve biyopsiler genellikle 12 kadran olarak yapılmaktadır. Prostat hacmi 50 cc nin üzerinde olanlarda ek olarak transizyonel zon biyopsileri alınabilmektedir. Seminal vezikül er bezi keseleri biyopsileri muayenede veya ultrasonda bir anormallik olmadıkça rutin olarak uygulanmamaktadır. Bazı merkezlerde ise psa 30’un üzerinde olduğunda erbezi kesesi biyopsisi rutin olarak yapılmaktadır. Bir çok merkezde extended biyopsi tekniği tercih edilmektedir. Extended biyopsi tekniğinde, kanser yakalama oranları, altı kadran kadran sextant biyopsilere oranla daha yüksektir. Extended biyopsilerde prostatın apeksi ve anterior bölgesinden mümkün olduğunca örnekleme yapılmasına dikkat edilmelidir. Satürasyon Biyopsisi Daha önceden bir veya iki kez biyopsi yapılmış ve prostat kanseri tespit edilememiş hastalarda, eğer psa yüksekliği devam ediyorsa veya parmakla muayenede prostat kanserini düşündürecek bulgular var ise bu hastalara tekrar biyopsi yapılmalıdır. Bu tür hastalara genellikle yirmi veya daha fazla sayıda parça alınan satürasyon biyopsileri yapılmaktadır. Füzyon biopsi tekniklerini kulanılmaya başlamasından bu yana pek tercih edilmemektedir. Prostat Füzyon Biopsi Yöntemleri Son yıllarda prostat kanserinin tanısında yaygın olarak kullanılmaya başlanan multiparametrik mr ile prostatta yüksek tümör riski olan alanlar belirlenebilmektedir. Mr füzyon biyopsi yöntemi, sistemik biyopsinin eksikliklerinin üstesinden gelmek suretiyle prostat kanseri tanısında bir yöntem değişikliğine neden oldu. Füzyon prostat biyopsisi mr ile işaretlenen kanser acısından şüpheli bölgelerden direkt biyopsi alınmasını sağlamaktadır. Ayrıca klinik olarak anlamsız hastalığın tanısını azaltarak gereksiz tedavilere engel olmaktadır. Buna karşın aktif kanserlerin saptanmasında da yüksek etkinliğe sahiptir. Füzyon Biyopsisi Teknikleri MRG hedefli biyopsiler klinikte 3 şekilde uygulanmaktadır. 1. Kognitif Füzyon Öncesinde MP-MRG ile tespit edilen lezyonun trus ile körele edilip o bölgeden biyopsi alınması 2. Direkt MRG eşliğinde biyopsi 3. MRG/Trus füzyon biyopsi Kognitif Füzyon Biyopsi; Basit, çabuk ve ekipman gerektirmeyen bir tekniktir. Şüpheli alanlar önce mp-mrg ile belirlenir. Trusbx eşliğinde mrg ile belirlenen şüpheli alanlardan biyopsi alınır. Tekniğin dezavantajı bir hedef bölgesi olmadan trus eşliğinde kör olarak biyopsi alınmasıdır. Kognitif füzyon biyopside daha önce elde edilmiş MP-MRG bilgileri kullanılarak Trus kılavuzluğunda prostat bezindeki uygun alandan hedefe yönelik örnekleme yapılır. Kognitif füzyonun en önemli avantajı Trus ve MR görüntüleri dışından MRG veya özel füzyon cihazı gibi ekstra ekipman gerektirmemesidir. Bu sayede hızlı ve düşük maliyetli olması da önemli özellikleridir. Başarı oranlarının operatör deneyimine çok bağımlı olması ve standardizasyon eksikliği önemli dezavantajlarıdır. Ayrıca MR ve Trus görüntü planlarının farklılık göstermesi de kognitif füzyonda zorlayıcı faktörlerden biridir. Multiparametrik MRG ile saptanan lezyon, Trus ile aynı lokalizasyonda çevre prostat dokusundan ayırt edilebilir özellikte ise kolaylıkla hedeflenebilir ve bu şekilde yüksek doğrulukla hedefe yönelik biyopsi gerçekleştirilmiş olur. Fakat bu durum her zaman mümkün değildir. Multiparametrik MRG’de saptanan özellikle küçük ve ekojenitesi farklı olmayan lezyonların Trus ile saptanabilmesi her zaman mümkün olmayacağından zonal anatomi, kist, belirgin nıdül gibi bilgileri referans alınarak lezyonun lokalizasyonu tespit edilmeye çalışılır ve bu alandan multipl kor biyopsiler alınarak kognitif füzyon biyopsisi gerçekleştirilir. Kognitif füzyon biyopsi ile diğer hedefe yönelik biyopsi yöntemlerinin karşılaştırıldığı sınırlı sayıda çalışmada MRG kılavuzluğunda ve MRG-Trus füzyon cihazı kullanılarak yapılan biyopsi işlemlerinden kognitif füzyona göre daha fazla sayıda klinik olarak önemli kanser saptanmış olmakla birlikte bu üç yöntem arasında istatiksel olarak anlamlı farklılık bulunmamıştır. Ayrıca küçük lezyonlarda MRG-Trus füzyon cihazı kullanılarak yapılan biyopsi, kognitif füzyona göre daha başarılı bulunmuştur. Direkt MR Eşliğinde Biyopsi Mr’ın işaret ettiği noktadan büyük bir doğrulukla biyopsi alınabilmektedir. Sadece mr’ın belirlediği alanlardan değil sistematik prostat biyopsisi de yapmak gerekir. Çok uzun zaman almakta ve mr uyumlu özel ekipmanlar gerektirmektedir. Bu sebeplerden dolayı maliyeti çok yüksektir. Mr altında sistematik prostat biyopsi yapılması son derece kapsamlıdır ve dünya genelinde uygulaması %5 civarındadır. Yazılım Yardımlı MR - Ultrason Füzyon Cihazı İle Biyopsi Biyopsi öncesi hastalara multiparametrik prostat mr’ı çekilir. Mr’daki görüntülerden, prostat kanseri açısından şüpheli alanlar belirlenerek mr görüntüleri üzerinde işaretleme yapılmakta ve ardından ikinci aşamaya geçilmektedir. Bu aşamada hastanın uyutulması sağlanıp makat bölgesine ultrason probu yerleştirilerek ultrason ve mr görüntüleri eşleştirilir. Normalde ultrason ile seçilemeyen prostat kanseri alanları bu sayede görünür hale gelmektedir. Biyopsi ortamında hastanın prostatı ultrason ile incelenir. Prostatın ultrason görüntüsü ile mr’daki prostat görüntüleri bir yazılım aracılığıyla üst üste getirilerek birleştirilir. Ultrason probu prostat etrafında hareket ettirildiğinde füzyon yazılımı üst üste gelmiş olur. Mr görüntüsünü buna göre kaydırır ve ayrıntılı olarak 3 boyutlu ultrasonografi/mr görüntüsü sağlanır. Bu birleştirilmiş görüntüde biyopsi iğneleri tam olarak örnek alınacak alana yani şüpheli lezyona yönlendirilir. Bu yöntem hedefe ulaşmak için gps kullanmaya benzetilebilir. Mr trus füzyon biyopsisi, akıllı biyopsi robotu ve gelişmiş bilgisayar yazılımlarının kullanıldığı bir biyopsi yöntemidir. Bu biopsi tekniğinde işlem süresi direkt mr eşliğinde yapılan biopsiye göre daha kısa olmaklla birlikte, özel ekipman yazılım gerektirmesi nedeni ile pahalı bir yöntemdir. Prostat Biyopsisi Öncesi Hazırlık Nasıl Yapılır? Prostat biyopsisi girişimsel bir işlem olduğu için biyopsi öncesi şu hazırlıkların yapılması gerekir • Antibiyotik tedavisi genellikle prostat biyopsisi makat aracılığı ile transrektal yapıldığı için ve prostat biyopsisinden bir gün öncesinde antibiyotik başlamak gerekir. Prostat biyopsisi yapıldıktan sonra da 3 gün boyunca hastaya antibiyotik tedavisi verilmelidir. • Bağırsak temizliği prostat biyopsisi genellikle makat aracılığı ile transrektal yapıldığı için işlemden önce bağırsakların temiz olması gerekmektedir. Bu nedenle prostat biyopsisi yapılacak işlemden bir saat öncesi olmak üzere alçak lavman uygulaması yapılmalıdır. • Kan sulandırıcı ilaçların kesilmesi prostat son derece iyi kanlanan bir organdır. Prostat biyopsisi sonrası makattan veya idrarda ciddi kanamalar olmaması için kan sulandırıcı ilaçlar biyopsiden bir hafta öncesinde kesilmelidir. Zorunlu durumlarda hastalara kısa etkili kan sulandırıcı iğneler önerilebilir. Prostat Biyopsisinde Analjezi Prostat biyopsisinde lokal anestetikler ile prostat bezi uyuşturulmakta ve ağrı kontrolü sağlanabilmektedir. Bu işlem için genellikle %2 lik lidokain ile prostatın sinirlerinin çevresine veya prostat seminal vezikül bileşkesine anestezi uygulanmaktadır. Bu şekilde tama yakın analjezi oluşmakta ve hastalar hemen hemen hiç ağrı hissetmemektedirler. Prostat biyopsisi genel anestezi sedasyon altında yapılabilir. Prostat biyopsisi sedasyon altında yapılacaksa, hastanın biyopsiden önceki 6 saatlik sürede hastanın yemek yememiş ve sıvı almamış olması gerekir. Prostat Biyopsi İşleminden Sonra Görülebilen Komplikasyonlar Prostat Biyopsisinden Sonra Enfeksiyon Prostat biyopsilerinden sonra görülebilen bir komplikasyondur. Genellikle hafif ateşle seyredebilen semptomatik üriner sistem enfeksiyonu şeklinde olup ağızdan veya damardan antibiyotikler ile kolaylıkla tedavi edilebilir. Ancak son yapılan çalışmalar, yüksek ateşle seyreden üriner sistem enfeksiyonu ve akut prostatit gibi enfeksiyonların da % 2 oranında görülebildiğini göstermektedir. Yapılan çalışmalarda antibiyotik kullanımının enfeksiyon oranını azalttığı ve komplikasyonları minimale indirdiğini göstermiştir. Ancak prostat biyopsisi yapılan hastalarda bakteriemi veya sepsis de % oranlarında görülebilmektedir. Bir diğer önemli nokta prostat biyopsilerinde koruma amaçlı kullanılan kinolon grubu antibiyotiklere artan oranda direnç görülmeye başlamasıdır. Bu nedenlerden dolayı hastalar enfeksiyon bulguları konusunda uyarılmalı ve olumsuz bir durumda doktorunu bilgilendirmelidir. Bu şekilde ortaya çıkan şiddetli enfeksiyonlardan korunmak için son zamanlarda ikili antibiyotikler kullanılmaktadır. Prostat Biyopsisinden Sonra Kanama Prostat biyopsilerinden sonra hastaların yaklaşık %23-63’ünde hematüri görülebilmektedir. Rektal kanama ise hastaların ancak % ila %21’inde görülebilmektedir. Her ikisi de genellikle kendiliğinden düzelmektedir. Biyopsi sonuçlarının kaç günde çıktığını, çıkan sonuçların doktorlar tarafından nasıl yorumlandığını ve dikkat edilmesi gereken noktalar hakkında bilgilere ulaşabilirsiniz. Biyopsi Sonucu Nasıl Öğrenilir?Devlet Hastanesinde Biyopsi Sonucu Kaç Günde Çıkar?Özel Hastanelerde Biyopsi Sonucu Kaç Günde Çıkar?Biyopsi Sonuçları Sorgulama SayfasıBiyopsi Sonucu Yorumlama Nasıl Yapılır?Biyopsi Sonucu Nasıl Öğrenilir?Biyopsi sonucunun hastalar tarafından ya da hasta yakınları tarafından tek başlarına öğrenmeleri onlara herhangi bir fayda sağlamayacaktır. Tıp verilerine bakarak konuşacak olursak burada farklı anlaşılmalar yaşanabilir. Örneğin pozitif sonuç tıp dilinde hastalık hakkında bazı verilerin sonuçlarda orda çıktığını söylemektedir. Ancak hasta bu durumu hastalığın olmadı şekilde anlayabilir. Aynı durum negatif durum içinde geçerlidir. O nedenle biyopsi sonucunu doktorunuzdan öğrenmek en doğru yoldur. Gelişen sağlık hizmetleri ile birlikte artık bu tip sonuçları internet üzerinden rahatlıkla öğrenme şansınız bulunuyor. Ama dediğimiz gibi verilerin yorumlamasını kendiniz yapmanız büyük bir hataya neden olabilir. Biyopsi sonuçları devlet hastanesine ve özel hastaneye göre farklı nedenlerden ötürü gün olarak değişiklik Hastanesinde Biyopsi Sonucu Kaç Günde Çıkar?Devlet hastanelerinde hastaların tedavi edilmesi için uygulanan yöntemlerden birisi de biyopsidir. Bu işlemin uzman doktorlar tarafından farklı organlar üzerinde uygulanması mümkündür. İşlem tamamlandıktan sonra ilk iş alınan dokunun gerekli işlemden geçmesi için patolojik olarak incelemeye gönderilmesi gerekmektedir. Patolojik işlemler uygulanan tekniğe ve hassasiyete göre 1-2 ile 1 ay arasında çıkabilmektedir. Bu aynı zamanda hastanede ki yoğunluğa göre değişecektir. Alınan parçalar 3 ay kadar laboratuvar içerisinde saklanır. Veriler ise hiçbir zaman silinmez. Hastalığa göre sonuçların hangi zaman aralığında çıkabileceğine Biyopsisi – 4 ile 8 günRahim Biyopsisi – 7 ile 10 günProstat Biyopsisi – 6 ile 10 günMide Biyopsisi – 7 ile 10 günAkciğer Biyopsisi – 7 ile 10 günDeri Biyopsisi – 7 ile 10 günKaraciğer Biyopsisi – 3 ile 6 günBu süreler yukarıda belirttiğimiz gibi olayın ciddiyetine göre daha da uzayabilir. Bunlar sadece genel sonuçların çıkış zaman aralıklarına göre belirlenmiş olan tahmini sürelerdir. Genelde bu zaman aralığı içerisinde sonuçları alabilirsiniz. Ayrıca doktorunuz özel bir tetkik olan IHK’nin uygulanmasını isterse işlemin süresi 15 güne kadar Hastanelerde Biyopsi Sonucu Kaç Günde Çıkar?Halk içerisinde özel hastanelerde işlemlerin daha hızlı ilerlediğine dair bir kanı bulunmaktadır. Bu kanı nispeten doğru diyebiliriz. Ancak her durum için doğru dememiz pek gerçeği yansıtmayacaktır. Özellikle biyopsi işlemleri sonucunda uygulanacak patolojik süreç için elinizden bir şey gelmeyecektir. Çünkü bu testlerin belirli standartlar üzerinde uygulanması ve belirli bir zaman ayrılması gerekmektedir. O nedenle devlet hastanesi ve özel hastane arasında biyopsi sonuçlarının çıkış tarihi arasında büyük bir fark olmayacaktır. Tabi iki hastane arasında tercihi yapmakta gene siz özgür olarak karar verebilirsiniz. Biyopsi Sonuçları Sorgulama SayfasıBiyopsi olduktan sonra beklemeniz gereken bir süre bulunmaktadır. Doktorunuz bu süre sonrasında sizi telefon ile arayarak sonuçlarınızın hazır olduğu bilgisini verebilir. Ya da sizin kendi imkanlarınız ile sonuçları takip etmeniz istenebilir. Bu sonuçları sorgulamak için günümüzde gerekli teknolojiler sonuna kadar kullanılıyor. Patoloji raporu sorgulama sayfasına giriş yaparak Kimlik bilgileriniz ve biyopsi bilgilerinizi gerekli şekilde yazarak kendi sonuçlarınızın çıkıp çıkmadığını sorgulayabilirsiniz. Bu işlemin hastalar açısından en büyük avantajı yıllar önce dahi yapılmış olan biyopsi raporuna ulaşma fırsatı sunuyor olmasıdır. Bu da hastanın o duruma nasıl geldiğine dair doktorun daha net ve verimli bir sunum yapması anlamına gelmektedir. Kendi sonuçlarınıza bu şekilde ulaşma şansınız olduğunuz bilmelisiniz. Ama sizi gene uyarmamız gerekirse kesinlikle sonuçları kendiniz ya da bir yakınınıza yorumlatmayın. Bunun yerine doktorunuza giderek durum hakkında bilgi almak yanlış yönlendirilmelerin önüne tüm hastanelerin kendi web siteleri olduğu için onlarda sonuçları bu ekranlardan hastalarına ulaştırmaktadır. İster devlet hastanesi olsun isterse özel hastane olsun bu yöntemi kullanmaktadır. Biyopsi Sonucu Yorumlama Nasıl Yapılır?Biyopsi sonuçlarınıza ulaştıktan sonra yapmanız gereken size bu işlemi yapan doktorun yanına kadar gitmek olacaktır. Bu konuda uzman olması sonuçları doğru şekilde yorumlayarak size net bir cevap vermesine neden olacaktır. Pozitif sonuç tıp dilinde tehlikeli olarak kabul edilirken negatif sonuç sıkıntı olmadığını söylemektedir. Tabi bunların gene de ne seviyede olduklarını doktor karar vermelidir. Herhangi bir insan ya da konuyla uzmanlık derecesinde alakası olmayan birisine bu raporları göstererek, ondan yorumlanması istenirse ciddi sorunları beraberinde UZMANIUzm. Dr. Nahas Hikmet KESKİNEĞE yayınlanan tüm makaleler, Özel Ankara Cerrahi Tıp Merkezi uzmanlarının kontrolünde doğrulanır, düzenlenir ve yayına uygun hale getirilir. web sitesinde okuduğunuz makaleler ile ilgili tüm şikayetlerinizi, önerilerinizi ve düşüncelerinizi iletişim sayfamızdaki formu doldurarak Beyin Kanaması Kaç Gün Sürer; beyin kanaması yüksek tansiyon, kafa bölgesine alınan darbe, beyinde bulunan damarlarda zayıflama gibi durumlarda beyin bölgesinde kan birikmesine neden olan damar sorunları ve tümörlerden kaynaklı problemlere bağlı olarak meydana gelir. Uzmanlar beyin kanaması kaç gün sürer sorusuna birkaç saat yada bir kaç gün sürebilir şeklinde cevap verirler. Orta yaş ve gençlerde beyin kanaması genellikle başa alınan darbelerden dolayı meydana gelir iken yaşlılarda yüksek tansiyon kaynaklıdır. Yüksek tansiyon ve anevrizma zaman ile gelişmekte ve kanamanın meydana geldiği alanda bulunan dokulara yavaş bir şekilde zarar vermeye başlar. Beyin kanaması belirtileriBeyin kanaması beynin görme ile alakalı bölümünde gerçekleşiyor ise görme ile alakalı sorunlar meydana kanaması beynin konuşma ile alakalı bölümünde gerçekleşiyor ise konuşma ile alakalı sorunlar meydana ve denge sorunları Vücudu yönetmede problem yaşamaKişinin etrafında olup bitenlere tepki verememesi, duyarsızlaşmasıKonuşulanları anlayamamaMide bulantısı ve kusmaUyuşuklukBeyin kanaması beynin alt tarafında gerçekleşmiş ise hastanın komaya girmesine neden olabilir. Beyin kanaması şüphesi hissedildiği an hasta hemen hastaneye götürülmelidir aksi halde ağır sonuçlar doğabilir. Beyin kanaması kendisini en çok şiddetli baş ağrısı ile belli eder. Beyin kanaması oluştuğunda kanamanın meydana geldiği damarın yer almış olduğu bölüme göre kanama türleri değişiklik gösterir. Beyin kanamaları genel olarak beyin zarı altında oluşur. Beyin sıvısı altında bulunan beyni besleyen damarların birleşme noktalarında çatallanma şeklinde baloncuklar vardır. İşte bu baloncuklar da meydana gelen kanamalar beyin altı zar kanamalarıdır. Kanamalar kafatası içinde yayılır ve damarlara baskı uygular bu da beyin kanamalarının şiddetlenmesine yol açar. Beyin kanamasında kan kan beyin içinde veya beyin yüzeyinde yer alan boşluklara doğru ilerler. Kanın beyinde dolduğu bölgelerde bulunan hücreler ölürler. Hücreler öldüklerinde beyinde ciddi ve kalıcı hasarlar meydana gelir. Hastaya beyin kanaması esnasında anında müdahale edilmez ise hasta ya komaya girer ya da ölür. Beyindeki kronik kanamalar yavaş yavaş günlerce sürebilme yetisine sahiptir. Beyin kanamasının tespiti için birtakım testler ve görüntüleme yöntemleri kullanılır. Bilgisayarlı tomografi ve manyetik rezonans görüntüleme kısa sürede tespit için yararlı cihazlardır. Bu sayede kanamanın hangi bölgede gerçekleşmiş olduğu erkenden saptanmış olur. Beyin kanamalarında genellikle cerrahi müdahale olan ameliyat yöntemine başvurulur. Son Güncelleme 192624 Beyin Kanaması Kaç Gün Sürer ile ilgili bu madde bir taslaktır. Madde içeriğini geliştirerek Herkese açık dizin kaynağımıza katkıda bulunabilirsiniz. 0 Yorum Yapılmış "Beyin Kanaması Kaç Gün Sürer" Kayıtlı yorum bulunamadı ilk yorumu siz ekleyin Adetten 10 Gün Sonra Kanama Neden Olur Adetten 10 Gün Sonra Kanama Neden Olur, Kadınların aylık olarak düzenli veya düzensiz olarak belirli periyotlar ile kanama görmelerine adet kanaması yani regl dönemi adı verilmektedir. Yaklaşık olarak 28 günde bir 3 -5 arasında süren adet kanaması so... Adet Bittikten Sonra Tekrar Kanama Adet bittikten sonra tekrar kanama; görülmesi bazen ciddi sağlık sorunlarının habercisi olabilir. Kadınlar için doğurganlığın belirtisi olan adet kanamasıyla genç kızlığa ilk adım atılır. Adet kanaması her bayanda farklı olsa da ortalama olarak 60 ya... Rüyada Parmak Kanaması Rüyada Parmak Kanaması, Okuduğumuz ve bildiğimiz tüm rüya tabirlerinde, kan görmek bir anlam ifade etmediği, rüyayı bozduğu yazmaktadır. Fakat parmak kanaması görmek, gördüğümüz rüyalar arasında önem arz etmektedir. Çünkü iki elimizde on parmak var, ... Rüyada Burun Kanaması Rüyada Burun Kanaması, bu rüyada görülen burun kanaması eğer çok aşırı bir şekilde görülmemiş ise hayırlı bir rüya olarak yorumlanır. Rüyayı gören kişinin hayatında meydana gelecek olan olumlu ve güzel gelişmeleri haber vermektedir. Ayrıca rüya sahib... Rüyada Elinin Kanaması Rüyada Elinin Kanaması, gören kişi yakın bir zaman içerisinde çok sevineceği bir haber alacağına, kendi alın teriyle kazanacağı paralara ve bu paralar ile yapacağı iyi işlere işaret eder. Bu rüyayı gören kişi iyilik devamlı bir şekilde hayırlı iş... Spiral Takıldıktan Sonra Kanama Spiral takıldıktan sonra kanama, istenmeyen gebeliklerden korunmak için ve aile planlamasını sağlamak için ve tüm dünyada kullanılan modern bir alettir. Plastik bir gövdeden oluşmuş üzerin bakır sargılı bir telden yapılmış olup T şeklinde benzeyen bi... Adet Gününden Önce Kanama Adet gününden önce kanama Adet görme süresi ve adet kanamasının çok ya da az olması kadından kadına farklılık gösteren bir durumdur. Kadınlarda adet döneminde yumurtalıkların salgıladığı progesteron ve östrojen hormonu ve rahmin iç tabakasını oluştu... Rüyada Kulak Kanaması Rüyada Kulak Kanaması Rüya sahibinin yaşayacağı olumlu sonuçları olan olaylara işaret kabul edilir. Kişinin yaşadığı sıkıntılar ve dertlerden kurtularak rahata ermesine, vermiş olduğu emekler ve gördüğü zahmetlerin karşılığını almasına, içinde olduğ... Diş Çekiminden Sonra Kanama Nasıl Durdurulur Diş çekiminden sonra kanama nasıl durdurulur; sorusu özellikle bazı sağlık sorunu olan hastalar için mutlaka cevap aranması gereken bir sorudur. Ağız ve diş sağlığı sağlıklı bir vücut için çok önemlidir. Özellikle küçük yaşlardan itibaren diş bakımın... Rüyada Kanaması Olduğunu Görmek Rüyada kanaması olduğunu görmek, kişi vücudunun herhangi bir bölgesinde oluşan koyu renkli ve yoğun olan kanamanın sonanda kendisinin ve ailesinin çok büyük sıkıntılar yaşayacağı manasına gelmektedir. Aslında her şey yolundayken bir anda yaşanan sıkı... Kanama Orucu Bozar Mı Kanama orucu bozar mı, Oldukça ucu açık bir konudur. Din adamlarınca bir çok kez konu olmuş ve tartışmalar sebep olmuştur. bilinmelidir ki islam dini bir çok topraklara kök salmış ve kabullenilmiş son dindir. Bu nedenle farklı ırkların Müslümanlığı k... Rüyada Diş Eti Kanaması Rüyada Diş Eti Kanaması, Bu rüyayı gören rüya sahibi kişi çok üzülmesine sıkılmasına, aşırı stres yapmasına, çok aşırı öfke duymasına sebep olabilecek olaylarla karşılaşacağına ve bu sebeple rüyayı gören kişi kendi hatasından değilde etrafında çok... Adetten 10 Gün Sonra Kanama Neden Olur Adet Bittikten Sonra Tekrar Kanama Rüyada Parmak Kanaması Rüyada Burun Kanaması Rüyada Elinin Kanaması Spiral Takıldıktan Sonra Kanama Adet Gününden Önce Kanama Rüyada Kulak Kanaması Diş Çekiminden Sonra Kanama Nasıl Durdurulur Rüyada Kanaması Olduğunu Görmek Kanama Orucu Bozar Mı Rüyada Diş Eti Kanaması 7 Aylık Hamilelikte Kanama 2 Aylık Hamilelikte Kanama 4 Aylık Gebelikte Kanama Siyah Kanama Düşük Kanaması Kaç Gün Sürer Rüyada Diş Kanaması 6 Aylık Gebelikte Kanama Baş Dönmesi Burun Kanaması Tek Taraflı Burun Kanaması 10 Günden Fazla Süren Adet Kanaması Sağ Burun Kanaması Gripken Burun Kanaması Kılcal Damar Kanaması Adet Kanamasını Ne Keser 4 Haftalık Gebelikte Kanama Ben Kanaması Prostat Kanaması 11 Haftalık Gebelikte Kanama Popüler İçerik 7 Aylık Hamilelikte Kanama 7 aylık hamilelikte kanama, anne adaylarının paniğe kapılmasına neden olabilir. Anne adaylarının bebeklerini sağlıklı bir şekilde dünyaya getirebilmes... 2 Aylık Hamilelikte Kanama 2 Aylık Hamilelikte Kanama, 2 aylık hamileliklerde meydana gelen kanama genellikle ciddi bir hastalığın belirtisi değildir. 2 aylık hamileliklerde beb... 4 Aylık Gebelikte Kanama 4 aylık gebelikte kanama, hamilelik sürecinde çeşitli sebeplerden kanama olabilir. Özellikle bazı kanamalar gebelikte düşük olmasına sebebiyet verdiği... Siyah Kanama Siyah Kanama, gelmesi gayet normaldir endişeye kapılmanıza gerek yoktur. Normal adet kanamasının rengi koyu kırmızı yada açık kırmızı renkte olur. Siy... Düşük Kanaması Kaç Gün Sürer Düşük Kanaması Kaç Gün Sürer, Düşük, hamileliğin 20. ve 25. hafta arasındayken bebeğin kaybedilmesine denir. Bebek kayıpları dediğimiz düşük genelde i... Rüyada Diş Kanaması Rüyada diş kanaması, çoğu zaman insanların rüyalarında karşılaştığı bir durumdur. Rüyada diş kanaması, rüyayı gören kişinin kendisine çok sıkıntı edip... MR Yardımlı Hedefe Yönelik Füzyon Biyopsi Yöntemi Prostat Füzyon Biyopsi yöntemi hakkında daha fazla bilgi edinmek içinİletişim 0 530 688 56 96 Prostat biyopsisi, prostatta kanser dokusunun varlığından şüphelenildiğinde prostattan doku örneği almak için yapılan küçük kestane büyüklüğünde bir organdır. Sperm beslenmesini ve yumurtaya transferini kolaylaştıran sıvı üretimini sağlar. Prostat biyopsisi sırasında doku almaya yarayan özel bir iğne tru-cut iğnesi prostat dokusu içerisine sokularak doku parçaları elde edilir. Prostat biyopsisi üroloji ya da radyoloji doktorları tarafından yapılabilir. Hastalardan genellikle 2 nedenden prostat biyopsisi istenir. 1. neden prostat hastalığı araştırmaları sırasında PSA testinin yüksek bulunmasıdır. 2. neden ise prostat muayenesi sırasında parmakla rektal muayenede prostat üzerinde tümör şüpheli dokuların tespit edilmesidir. Prostat biyopsisi sırasında çıkartılan doku örnekleri patoloji bölümü tarafından mikroskop altında incelenir ve prostat dokusunun arasında kanser hücrelerinin olup olmadığı belirlenir. Kanser hücresi tespit edilirse mevcut tümörün saldırganlık derecesi ve biyopsi materyalindeki büyüklüğü belirlenerek seçilecek tedaviye yardımcı olunması amaçlanır. Prostat biyopsisi neden yapılır? Prostat biyopsisi, prostatta kanser olup olmadığını anlamak için yapılır. Genellikle aşağıdaki durumların varlığında hastalardan prostat biyopsisi istenir. PSA değerleri hastanın yaşı ile normal değerlerin üzerinde ise Parmak ile yapılan rektal muayenede prostatın üzerinde anormal dokular tespit edilirse Daha önceden biyopsi yapılmış ve tümör çıkmamış vakalarda PSA seviyeleri yükselmeye devam ediyorsa Daha önce yapılmış prostat biyopsilerinde tümörleşme ihtimali olan dokular tespit edilmişse Prostat biyopsisinin riskleri nelerdir? Prostatit biyopsisi sonrası 4 önemli komplikasyon görülebilmektedir. Bunlardan 1. si ve en önemlisi enfeksiyondur. Enfeksiyon, prostat biyopsilerinden sonra görülen en önemli komplikasyondur. Bu enfeksiyonun önüne geçilmek için biyopsi öncesinde antibiyotik kullanılmaktadır. Bizim kliniğimizde sadece antibiyotik kullanımı ile enfeksiyonun yeterince önlenemediği düşünüldüğünden prostat biyopsisi işlemi hasta, hastanede yatırılarak yapılmaktadır. Prostat biyopsisi rektumdan yapılan bir işlem olduğundan işlem öncesinde rektal temizlik önemlidir. Rektal temizliğin sağlanması lavman yapmak sayesinde olmaktadır. Birçok klinikte hasta ayaktan başvurur, lavmanı evde kendisi yapar ve biyopsi sonrasında ayaktan taburcu edilir. Bizim uygulamamızda hasta işlemden 3 saat önce yatırılır, koruyucu antibiyotik damardan verilir hastaya hemşirelerin gözetiminde lavman uygulanır. İşlemi uygulayacak olan doktor rektal muayene yaparak rektumun tamamen temizlendiğini kontrol eder işlem sonrasında hasta tekrar gözleme alınır herhangi bir komplikasyon gelişmediği görülene kadar bekletilir. Bu uygulamalar sayesinde prostat biyopsisinin en önemli komplikasyonu olan enfeksiyon kliniğimizde hemen hemen hiç görülmemektedir. Aşağıdaki videoda Prof. Dr. Tahir Karadeniz prostat biyopsisinden sonra parmakla rektal muayene hakkında bilgiler veriyor. Biyopsi alımında kanama meydana gelmesi Prostat biyopsisi rektum duvarını geçerek prostata ulaşan iğneler vasıtası ile yapıldığından biyopsi sonrasında rektumdan kanama görülmesi sık rastlanan bir durumdur. Genellikle müdahale gerektirmez, kısa sürede kendiliğinden azalarak kesilir. Biyopsi öncesinde kullanılan kan sulandırıcı ilaçlar var ise bunlara rektal kanama durana kadar başlanmamalıdır. Meni sıvısında kan görülmesi Prostat biyopsisi sonrasında meni sıvısında kırmızı renkte ya da pas renginde kanamalar görülmesi sık rastlanan bir durumdur. Genellikle ek bir önlem almaya gerek kalmadan kendiliğinden kaybolur. Menideki kanın tamamen kaybolması birkaç hafta zaman alabilir. İdrar yapmada zorluk Prostat biyopsisi yapılan hastalarda işlem sonrası idrar yaparken zorluk olabilir. Özellikle prostat hacmi büyük ve mesane fonksiyonlarında bozukluk olan hastalar işleme bağlı meydana gelen ödem nedeniyle bu durumla karşı karşıya kalabilmektedir. Nadir olarak biyopsi sonrasında sonda takılarak hastanın rahatlatılması sağlanabilir. Prostat biyopsisine nasıl hazırlanılır? Her kliniğin kendine göre değişen bir prostat biyopisisi hazırlık protokolü vardır. Bizim kliniğimizde uygulanan prosedür şöyledir Kan sulandırıcı ilaçların kullanımı işlemden 1 hafta önce kesilir. Bu ilaçlar coumadin, aspirin, coraspin, plavix, kan sulandırıcı bitkiseller, ibuprofen gibi ilaçlardır. İşlemden 1 gün önce antibiyotik kullanmaya başlanılır. İşlemden 1 gün önce sabah tok karnına, yine işlem günü sabah tok karnına doktorunuz tarafından uygun görülen antibiyotikten alınarak enfeksiyon için profilaksi uygulanmış olur. İşlemden 3 saat önce hastaneye başvurulur. Hastanede yatış yapılır ve yatış esnasında gerekli lavman, damardan antibiyotik uygulaması yapılır. Prostat biyopsisi nasıl yapılır? Prostat biyopsisi 3 şekilde yapılabilir. En sık uygulanan yöntem, transrektal ultrasonografi probu ile rektuma bir ultrason probu koymak bu ultrason probunun içerisinden ilerletilen bir biyopsi iğnesi vasıtasıyla rektum duvarı geçilerek prostattan doku çıkartmaya yarayan tru-cut biyopsi iğnesi adı verilen özel biyopsi tabancaları ile prostat dokusundan örnek alınması yöntemidir. 2. yöntem penisten idrar kanalı vasıtasıyla prostata içten ulaşmak ve prostat dokularının TUR yöntemi adı verilen endoskopik aletlerle kesilmesi ve böylece prostatın iç kısmından örneklerin alınmasının mümkün olduğu yöntemdir. Ultrason probu koymak bu ultrason probunun içerisinden ilerletilen bir biyopsi iğnesi vasıtasıyla rektum duvarı geçilerek prostattan doku çıkartmaya yarayan tru-cut biyopsi iğnesi adı verilen özel biyopsi tabancaları ile prostat dokusundan örnek alınması yöntemidir. yöntem penisten idrar kanalı vasıtasıyla prostata içten ulaşmak ve prostat dokularının TUR yöntemi adı verilen endoskopik aletlerle kesilmesi ve böylece prostatın iç kısmından örneklerin alınmasının mümkün olduğu yöntemdir. yöntem perineden biyopsi alınması anüs ile skrotum adı verilen testislerin yer aldığı torba arasındaki deriden prostata geçilen iğneler vasıtasıyla biyopsi alınması yöntemidir. Biz kliniğimizde en sık transrektal yol ile biyopsi almayı uygulamaktayız. Bu yolla yeterli doku elde edilemeyen kişilerde hâlen kanser şüphesi devam ediyorsa TUR yöntemi prostat dokularının örneklenmesi uygulanmaktadır. Prostat kanseri teşhisi nasıl konur? Füzyon Biopsi nedir? Prostat kanseri erken evrede yakalandığında tedavi başşarı oranı % 90 lardan fazladır, bizim amacımız kanseri prostat içinde yani prostat dışına taşmamış evrede yakalayabilmektir. Günümüzde hastalığı erken yakalayabilmenin 2 yolu var Açlık tokluk fark etmeksizin yapılıcak Total PSA dediğimiz basit kan testi Hastanın yaşına göre bulunan değeri üroloji uzmanı yorumlayacaktır, 50 yaşına kadar PSA değerinin 2 yi geçmemesi gerekir. Tecrübeli bir üroloji uzmanının anusten barsağın son bölümü yapacağı parmak muayenesi ile prostatta bir sertlikle karşılaşması “kanser öncelikle sertlik demektir” yani hangi organdan kaynaklanırsa kaynaklansın oluşan bir tümör sert bir dokudur, insan vücudunda prostata dışarıdan dokunabileceğimiz tek yer anusten makat muayenedir. Bu nedenle tecrübeli üroloji uzmanının prostat yüzeyinde sertlik bulması yüksek oranda kanser şüphesi taşır. Yani bir erkeğin kan tahlilinde PSA nın yüksek bulunması veya parmak muayenesinde sertlik bulunması veya aynı hastada her ikisinin birden bulunması bize prostat kanseri düşündürür ve bundan sonra yapılacak tetkikler prostat kanserini saptamaya ya da yok olduğunu ispatlamaya yönelik tanı yöntemleridir. PROSTAT KANSERİ TEŞHİSİ PROSTAT BİYOPSİSİ İLE KONUR Yani "prostat içine anusten sokulan iğnelerle alınan parçaların patolojik incelemesi sonucu kanser vardır ya da yokdur” denir. Son yıllara kadar bu işlem anusten sokulan bir ultrason kılavuzluğunda prostatı görüntülemek ve “rastgele 12-16 parça almak “ şeklinde yapılıyordu. Ancak bu körlemesine yapılan bir biopsi idi, parçalar prostatın rastgele bölgelerinden alınıyordu çünkü makattan sokulan ve kılavuzluk yapan ultrason sadece prostatı gösteriyor ancak prostat içindeki tehlikeli kanser odaklarını gösteremiyordu, dolayısıyla makattan sokulan iğneler kanserli dokuya denk gelmez ise kanser olmasına rağmen biopside kanseri bulamama ihtimali söz konusu idi. Son dönemde neler yapılıyor? Neler değişti? MR geşiştirildi, Klasik MR görüntülerine ilaveten birçok özellik eklenerek, "Multiparametrik Prostat MR" yöntemi üroloji kullanımına girdi. Prostat kanseri şüphesi olan hastalarda ilk yaptığımız hastalarımıza öncelikle tecrübeli bir radyoloji merkezinde "Multiparametrik Postat MR" çektirmek. Bu MR sonucunda prostatın içindeki yüksek riskli kanser alanlarını MR işaretliyor ve görüntüleri bir CD ye aktarıyor. Hastamıza biyopsi planlıyor ve biyopsi yaparken biz bu CD yi biopsiyi ultrason görüntüleri ile bilgisyar vasıtası ile eşleştiriyor ve biyopsi parçaları alacağımız yerleri MR görüntüsü gibi ultrasonda 3 boyutlu görebiliyoruz. Dolayısıyla parçaları prostatın rastgele yerlerinden değil MR ın kılavuzluğunda, MR ın işaret ettiği yerlerden almış oluyoruz. Yani MR ile ultrasonun bu birlikte yaptığı biyopsi "Füzyon biyopsi" olarak isimlendiriliyor, füzyon kelime anlamı olarak "birleşme, birleşik" demektir, bu da Multiparametrik Prostat MR ı ile biyopsiyi yapacak üroloji uzmanının MR görüntülerini ultrasona aktarıp onun işaret ettiği yerlerden parçaları almasını ifade ediyor. Yani Multiparametrik Prostat MR + Biyopsi esnasında kullanılan ultrasonun birleşmesi... MR-Ultrason Füzyon Biyopsi "akıllı biyopsi robotu ve gelişmiş bilgisayar yazılımları ile MR görüntülerini ultrasonda görüp hedefe yönelik doğru adreslerden parçalar almayı sağlamaktadır. Füzyon Biopsinin Avantajları Füzyon biopsinin diğer standart körlemesine yapılan prostat biyopsiye oranla kanser yakalama oranı 4 kat daha fazla ve eski yöntem standart biopside saldırgan vahşi kanserleri 1 defada yakalayamama oranı %40 Standart kör biyopside eski yöntem kanser yakalama oranı %30-40, dolayısıyla ilk biyopside kanser saptanmamış ama şüphe hala devam ediyor ise 2., 3., 4. kez biyopsi yapmak gereksinimi doğuyor idi, halbuki füzyon biyopsi de 1. defada kanser yakalama oranı standart yönteme oranla çok daha yüksek ve füzyon biyopsi ile yakalanan kanserler son derece yüksek dereceli en az 7 saldırgan hayatı tehdit eden kanser tipi olarak karşımıza çıkmaktadır İlk defada yüksek tanı koyma özelliğinden dolayı daha sonra tekrarlayan biyopsilerden hastalar kurtulmuş olur Standart yöntemde ultrasonun göremediği yerlerden MR kılavuzluğunda örnek alma şansı vardır. Füzyon Biyopsi Sonuç Füzyon biyopsi ile örnek verecek olursak "bir elmanın içindeki çürük noktayı" rastgele ultrason eşliğinde parçalar alarak bulma ihtimalinden Multiparametrik Prostat MR görüntüleri ile ultrason görüntülerini birleştirerek MR ın hedef gösterdiği yerden biyopsi parçası alarak çürük noktayı bulmak çok daha kolay olmaktadır. 1 kez yapılan biyopsi ile kanser odağını bulmak ihtimali standart yönteme göre füzyon biyopside çok daha yüksektir, yani tekrarlayan biyopsilere gereksinimi azaltmaktadır. Füzyon biyopsi ile saptanan kanser odakları yüksek skorlu Gleason skoru en az 7 yani bir an önce ameliyat edilmesi gereken çok tehlikeli kanserlerdir. Füzyon biyopsiyi biz Üroloji İstanbul Ekibi makattan yani kalın barsaktan ultrasonu sokarak değil perine dediğimiz makatın hemen üstünden deriden sokarak yapabiliyoruz, bu yöntemde işin içine barsak girmediği için biyopsi sonrası görülebilicek enfeksiyon ihtimali de çok azalmaktadır. Bizim ekibin füzyon biyopside kullandığı cihaz "Artemis" isimli FDA Amerikan İlaç ve Gıda Kodeksi onaylı "Akıllı biyopsi robotu ve çok gelişmiş yazılımların" kullanıldığı cihazdır. Prostat Biyopsisi Anestezi altında mı yapılmalı? Kliniğimizde prostat biyopsileri genel anestezi altında yapılamaktadır. Bu yöntem sayesinde hastaların prostat biyopsi sürecinde yaşadıkları korku ve endişeler en alt seviyeye indirilmiştir. Yine bu sayede alınan parça sayısı istenildiği düzeyde arttırabilmiş ve kanser tanısı için önemli bir engel ortadan kaldırılmıştır. Prostat biyopsi uygulamamızı neden anestezi altında yapma gereği duyduğumuzu açıklamaya çalışacağız. Prostat kanseri tanısı için günümüzde kesin tanı aracı prostat biyopsisidir. Çeşitli formları tanımlanmış olmasına rağmen, TRUS transrektal ultrasonografi rehberliğinde prostat dokusundan parça alınması en sık uygulanan yöntemdir. Biyopsi kolay ve hızlı uygulanabilir bir yöntem olmasına karşın hastalar üzerinde endişe verici olarak tanımlanan etkiler meydana getirebilmektedir. Biyopsi sırasında oluşabilecek ağrıyı engelleme konusunda yıllar içerisinde çok önemli ilerlemeler olmuş olsa da biyopsi öncesinde ve işlem sırasında hastaların yaşadığı endişe ve sıkıntı bir türlü aşılamamaktadır. Bu problemi aşmak ve en uygun ağrı kesici yöntemi bulmak amacıyla literatürde sayısız çalışmalar yayınlanmaktadır. Çok kısa zaman önce ülkemizde yapılan bir çalışmada prostat biyopsisi sırasında ağrının duyulamaması için uygulanmakta olan çeşitli yöntemler ile iliohipogastrik sinir adı verilen karın bölgesinden geçen bir sinir etrafına yapılan lokal anestezi yöntemi karşılaştırılmıştır. Bu ve benzeri bir çok çalışma halen biyopsi uygulaması sırasında uygulanması gereken anestezi tekniğininde tam olarak fikir birliğine varılamadığını göstermektedir. Çalışmanın sonunda hiçbir anestezi uygulamasının bir diğerine üstün olmadığı bulunmuştur. Bu çalışma ve diğer birçoklarının sonuçları incelendiğinde prostat biyopsisi sırasında hastalarda oluşan huzursuzluğa karşı devam eden bir arayışın olduğu görülmektedir. Prostat biyopsisi invazif bir işlemdir. Mutlaka anestezi gerektirir. Transrektal probun makattan ilerletilmesi sırasında bizim klinik uygulamamız bir tüp kortizol içerikli hemorid kreminin anüse sürülmesi ve yine lokal anestezik içeren bir kremin uygulanması şeklindedir. Bu işlem sayesinde ultrason probunun anüse girişi çoğu zaman daha kolay olmaktadır. Biyopsinin bu ilk basamağı geçildikten sonra ikinci basamak biyopsi iğnesinin rektum ön duvarını delerek prostat kapsülüne geçmesi ve bu sırada prostat kapsülünü de delerek prostat içerisine ilerlemesi sırasında oluşan ağrıyı önlemeye çalışılmaktadır. Bu amaçla da lokal anestezi maddeleri prostat etrafına enjekte edilmektedir. Biyopsinin bu iki aşamasında farklı şekillerde ağrılar oluşmaktadır. Birinci aşama ultrason probunun rektuma girişi özellikle ülkemiz gibi hemoroid, anal fissür, anüse bağlı hastalıkların sık görüldüğü yerlerde çok ağrılı hatta bazen uygulanması imkansız olmaktadır. Makattan ultrason probu ilerlerken hastanın derin nefes alıp verme egzersizleri ile gevşetilmesi ve yeterli lokal anestezi ilacının bölgeye sürülmesi gerekir. Nadir de olsa bazen bu aşamada biyopsi işlemi hastanın fazla ağrı çekmesi nedeniyle iptal edilmek zorunda kalınmaktadır. İşlemin ikinci aşamasında prostat kapsülü etrafına lokal anestezi yapılır. Ağrı kesmedeki başarısı birinci basamağa oranla daha yüksektir. Biyopsi iğnesinin batmasına bağlı ağrı çoğu zaman hiç hissedilmez. Ancak otomatik biyopsi tabancası ateşlendiğinde ortaya çıkan ses ve sarsıntı hissi hastalar üzerinde tahminlerin çok daha üzerinde rahatsız edici etki yapabilmektedir. Yine nadir olarak prostat etrafına yapılan lokal aneztezi maddesine bağlı ağrı yada allerjik reaksiyon görülebilir. Hastaların biyopsi hakkındaki deneyimlerini değerlendiren verilerin çoğunluğu bizzat işlemi gerçekleştiren doktorlar tarafından hazırlandığından yeterince objektif sonuçlar vermemektedir. Özellikle ABD kaynaklı hasta forum siteleri, prostat kenseri tedavisi görmüş hastaların deneyimlerini paylaştıkları yazılar ve bizim kliniğimizde bu güne kadar gerçekleştirdiğimiz çok sayıda biyopsi hastasının tecrübeleri değerlendirildiğinde vardığımız sonuç; prostat biyopsisi sırasında yaşanan asıl problemin ağrı değil, işlemin kendisine ait özellikler nedeniyle hastanın duyduğu endişe ve tedirginlik olduğunu anlıyoruz. Bu sorunlardan yola çıkarak yaptığımız değerlendirme sonucunda hastalarımıza prostat biyopsisini genel anestezi altında yapmayı öneriyoruz. Burada kastedilen genel anestezi; Sedoanaljezi adı verilen, hastanın uyku haline getirildiği, ağrı duymasının anestezi sayesinde engellendiği bir durumdur. Klasik genel anestezi gibi entübasyon ve kas gevşitici uygulama gerektirmemektedir. ; Sedoanaljezi adı verilen, hastanın uyku haline getirildiği, ağrı duymasının anestezi sayesinde engellendiği bir durumdur. Klasik genel anestezi gibi entübasyon ve kas gevşitici uygulama gerektirmemektedir. Yapılan işlemin vücudun anatomisini değiştiren yada büyük bir kesiye ihtiyaç duyan bir prosedür olmamasından dolayı düşük doz sedasyon benzeri anestezi uygulaması işlemin konforlu bir şekilde yaplabilmesi için yeterli olmaktadır. Hasta hiç bir ağrı, sarsıntı, makatta rahatsızlık hissi duymadan uyur uyanır ve işlem bitmiş olur. İşlem öncesinde 5-6 saatlik açlık ve susuzluk istenmesine rağmen işlem sonrası çok kısa sürede normal yeme içme ve hareket etme mümkün hale gelmektedir. Anestezi altında yapılan biyopsinin en önemli avantajlarında bir tanesi hastanın rahatsızlık duygusu olmadığından işlem sıraında istenen sayıda biyopsi örneği alınabilmesidir. Bizim daha önceki uygulamalarımızda da rutin uyguladığımız 16 kadran biyopsi bazen büyük prostatlarda yetersiz kalmakta idi. Anestezinin konforu sayesinde bu tip prostatlarda da 1 cm aralıklarla randomize biyopsiler olnakalı hale gelmekte ve gereği halinde 18-20-22 adet örnekler alınabilmektedir. Böylece tanıda doğruluk oranında hasta lehine artış göstermekte olacaktır. Prostat biyopsisi sırasında yaşananlar Prostat biyopsisi hasta litotomi kadın doğum muayene pozisyonunda ya da hasta sol yan tarafı üzerine cenin pozisyonunda yatırılarak yapılır. İşlem sırasında ağrı hissini minimalize etmek için ağrı kesici jeller ya da krem rektum bölgesine uygulanır. transrektal ultrasonografi probu dikkatli bir şekilde anüsten geçilerek rektuma ilerletilir. Transrektal ultrasonografi probu kadınlarda genital organların incelenmesine olanak veren vajinal ultrason probunun aynısıdır. Bir parmak kalınlığındaki bu prob rahatlıkla rektum içerisine geçirilmekte ve burada prostat dokusuna teması sağlanmaktadır. Bu yakın temas sayesinde prostat dokusu detaylı olarak incelenir. İşlemin hemen başında prostat dokusundan ağrı hislerini taşıyan sinirler tespit edilir. Ultrason probu içerisinden geçirilen uzun ince iğneler vasıtasıyla prostat etrafına anestezi maddesi enjekte edilir ve işlemin tamamen ağrısız olması sağlanır. Anestezinin etkileme süresi beklenirken prostat dokusu incelenir. Ultrasonografik olarak kanser şüpheli alan olup olmadığı kontrol edilir. Bu inceleme sırasında prostatın büyüklüğü tespit edilerek kaç adet biyopsi alıcanağına karar verilir. Prostattan doku almak için uygulanan tru-cut iğneler bu tip biyopsi alımları için özel dizayn edilmiş enstrümanlardır. Bir ateşleme mekanizmasına sahiptir. Tetik çekildiğinde iğnenin önce ilk parçası giderek prostat dokusunun içerisine girer. Saniyenin 10 da biri kadar kısa bir sürede ikinci parça kapanarak iki parça arasında 1 milim kalınlığında, 2 cm uzunluğunda bir dokunun kesilmesini sağlar. Bu işlem prostat dokusu genellikle 16 eşit parçaya ayrılarak tüm parçalardan örnek alınacak şekilde uygulanır. Prostat dokusunun büyüklüğüne göre parça sayısı arttırılabilir ya da azaltılabilir. Random biyopsi adını verdiğimiz bu işlemde tüm prostat örneklemesi dışında şüpheli bir doku görülürse bu bölgelerden de ayrıca biyopsi alınır. İşlem 10-15 dk. arasında sürer ve hasta kesinlikle ağrı duymaz. İşlem sonrası yaşanacaklar Prostat biyopsisi sonrası bizim klinik uygulamamızda hasta hemen evine taburcu edilmez. Yataklı serviste dinlendirilir ve hastanın yiyip içmesi, rahat bir şekilde idrar yapması beklenir. İdrar yapamayan hastalara geçici olarak sonda uygulaması yapılabilir. Enfeksiyon profilaksisi için başlanılan antibiyotik 1 hafta boyunca kullanılmaya devam edilir. Biyopsi sonrasında hastanın makat bölgesinden kan gelmesi yine bu bölgede hafif derecede ağrı ve dolgunluk hissetmesi, idrarından kan gelmesi, menisinde kan görülmesi normal kabul edilir. Hastaya bu durumdan endişelenmemesi öğütlenir. Prostat biyopsisi sonrası hastaya idrarda aşırı miktarda kanama olması durumunda devamlı şekilde artan ağrısı olması, makat bölgesinde şişlik, idrar yapma güçlüğü olması durumunda doktora başvurması önerilir. Prostat biyopsisi sonrasında en çok korkulan komplikasyon enfeksiyondur. Biyopsi sırasında rektumdaki mikroorganizmalar, kana karışarak sepsis adını verdiğimiz duruma neden olabilir. Özellikle idrar yapma güçlüğü olan hastalarda bu durum önemlidir. Hastaya; ilk 48 saat boyunca 38 dereceyi geçen ateş olması, idrar yapmada güçlüğü olması durumunda, idrar yapma dışında penisten iltihap akıntısı görülmesi durumunda doktora başvurması önerilir. Prostat biyopsisi sonuçları Prostat biyopsisi sırasında alınan parçalar patolojik inceleme için patoloji bölümüne gönderilir. Patolojik inceleme genelde 5 ila 7 gün arasında sürmektedir. Patolog, alınan dokuların kanser dokusu içerip içermediğini eğer kanser tespit edilmişse bu kanserin saldırganlık derecesini belirtir. Patoloji tarafından bize iletilen rapor hastaya tarafımızdan açıklanır. Genellikle prostat biyopsisi patoloji sonuçlarının yüzde 30 kadarında kanser tespit edilmekte yüzde 70’inde ise prostat enfeksiyonu içeren doku örnekleri rapor edilmektedir. Yani prostat kanseri şüphesi ile biyopsisi alınan insanların biyopsi sonucunda prostat kanseri görülme olasılığı yüzde 30’dur. Patolojik incelemede kanser çıkan dokularda tümörün saldırganlık derecesine göre hastanın genel durumu değerlendirilerek tedavinin ne olacağına karar verilir. Prostat kanseri teşhis edilen hastaların çoğunluğu tam olarak tedavi edilebilecek aşamadadır. Biyopsi sonrası hastanın genel durumuna göre tedavi seçeneği doktor tarafından anlatılarak ortak bir karar alınır. Bu konuyla ilgili diğer makaleler; Prostat kanseri hakkında bilinmesi gerekenler Prostat nedir? Prostat iltihabı Prostatit

prostat biyopsisi sonrası kanama kaç gün sürer